Zafer Arapkirli’yi severim. Yazılarını okur, videolarını dinlerim. İlerici biridir. Devrimcidir ama bir konuda “karşı devrimcidir!”
Açıklayacağım.
Geçen hafta kendisine bir ileti yazdım. “Diliniz çok eski” dedim. İncelik gösterdi, hemen yanıt verdi!
“Dilin eskisi- yenisi olmaz. Herkes istediği sözcüklerle kendini ifade edebilme özgürlüğüne sahip olmalı “diyor!
Öyle mi acaba? “Zaviye, mesele, tenkit, muhteva, alternatif, samimi, teşkilat, hürriyet, samimi, ihtiyaç, ehemmiyet, teşekkül “ gibi sözcüklere takılıp kalmak “kendini ifade edebilme özgürlüğü” mü acaba?
Dün, Silivri’den yaptığı, üç saat kadar süren canlı yayını izledim! Sezgin Tanrıkulu, Kayhan Ayhan (Muhabir) Fatih Polat (Evrensel yazarı)ı konuk etti! “Temas etmek, tahsis, hadise (çok seviyor!), itimat, hassasiyet, kayyum (doğrusu kayyım), ilave sözcüklerini kullandığını saptadım.
Bu denli uzun bir yayında sınırlı sayıda “eski” sözcük kullanınca “eleştirimin yararı mı oldu acaba “diye düşünmeden edemedim (!)
Aynı yazarın yakın zamana kadar “tayyare” sözcüğünü de kullandığını saptamıştımBu saygın yazarın “uçak” sözcüğünü Atatürk’ün türettiğini bilmemesi olanaksız! O halde neden “tayyare” ?.. “Herkesin istediği sözcüklerle kendini ifade edebilme özgürlüğü” olduğundan mı?
Girişteki “karşı devrimci” nitelemesini bunun için kullandım. Affetsin!
Dilci yazar Attila Aşut (BirGün) ağabeyimin dikkatine sunuyorum
