Bugün Muharrem Ayının 12.günü, 28 Haziran 2026 bu tarihi not düşün bir kenara.Silivri Belediye Başkanı görevden alınalı 12 gün olmuş! Yerine vekaleten Belediye Başkanı atanmış. Moraller bozuk.
Niye, o zaman sevinçliyiz?
Siyasi erkanın tamamı günün önemine binaen ordalar.
Yani, Atatürk Düşünce Derneği bunu başarmış. Hepimiz el eleyiz!..
Atatürk Düşünce Derneği Silivri Şubesi gayet yerinde bir düşünce ile hareket ediyor. Silivri’de dernek üyeleri, Silivri Toplum kuruluşları ve siyasi erkanla birlikte kahvaltı düzenliyor. Hiçbir olayı dramatize etmeden bu şehrin insanlarını bir arada olmalarını sağlayarak güzel bir birliktelik örneği oluşturuyorlar.
Şahsi Fikrim; “Şahane geçti” …
Hazırlanış ve sunuş insanların gönül kapısını aralamaya yetti.
Samimiyet, görevini yaptı!
Olmayacak dediğimiz görüntüler, o kadar güzel görüntüler verdiler ki. Hani insanın daha önceleri neredeydiniz diyesi geliyor. “Safları sıklaştırın” sözü bugüne cuk oturuyordu.
Alev Elif Yılmaz ve yönetimini candan kutlarım. Alev Elif Yılmaz’ın günün önemini arz eden konuşması çok beğenildi. Yüreklere dokunmak bu olsa gerek.
Şimdi konuşmanın metnini sizlerle paylaşacağım…
Alev Elif Yılmaz kürsüye çıkarak;
Sayın Silivri belediyesi belediye başkan vekilim ve Belediye meclis üyelerimiz, Siyasi partilerimizin kıymetli ilçe başkanları ve yönetimleri, geçmiş dönem belediye başkanlarımız, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve temsilcileri, basınımız değerli temsilcileri, saygıdeğer ADD üyelerimiz ve çok değerli konuklarımız hepiniz hoş geldiniz.
Hepinizi Atatürkçü Düşünce Derneği Silivri Şubesi adına sevgi, saygı ve dostlukla selamlıyorum. Bugün aynı sofranın etrafında buluşmamızın nedeni yalnızca bir kahvaltıyı paylaşmak değil; ortak değerlerimizi, ortak mücadelemizi ve ortak geleceğimizi paylaşmaktır.
Konuşmama başlamadan önce, Silivri Belediye Başkanımız Sayın Bora Balcıoğlu’na ve bugün çeşitli soruşturma süreçleri nedeniyle görevlerinden uzak kalan tüm belediye başkanlarına ve yerel yöneticilere geçmiş olsun dileklerimizi iletmek istiyorum. En büyük temennimiz; hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda, adil, tarafsız ve şeffaf bir yargılama sürecinin işletilmesi ve haklarında verilecek kararların yalnızca hukuk temelinde şekillenmesidir. Adaletin gecikmediği, hukukun herkese eşit uygulandığı bir Türkiye umudumuzu koruyor; kendilerinin en kısa sürede görevlerine dönmelerini diliyoruz.
Değerli dostlar;
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak varlık nedenimiz; Atatürk ilke ve devrimlerini, Cumhuriyetimizin temel niteliklerini, laik ve demokratik hukuk devletini korumak ve yaşatmak; aklın ve bilimin rehberliğinde çağdaş uygarlık hedefine yürüyen bir Türkiye idealini gelecek kuşaklara aktarmaktır. Bizler yalnızca geçmişi anan değil, Cumhuriyetin aydınlık değerlerini bugün de yaşatan bir anlayışın temsilcileriyiz.
Türkiye, tarihinin birçok döneminde zorlu sınavlardan geçti. Ancak bu millet, ne zaman karanlıkla karşı karşıya kalsa; aklın, bilimin, dayanışmanın ve Cumhuriyetin ışığında yeniden ayağa kalkmasını bildi. Çünkü bize bırakılan en büyük miras, özgür düşünebilen, sorgulayan, üreten ve örgütlü bir toplum olma idealidir.
Bugün ise hepimizin omuzlarında tarihsel bir sorumluluk vardır. Bu sorumluluk; sadece eleştirmek değil çözüm üretmek, sadece izlemek değil sorumluluk almak, sadece konuşmak değil birlikte hareket etmektir.
İçinden geçtiğimiz süreç, hepimizi derinden düşündürmektedir. Hukuka duyulan güvenin sarsıldığı, adalet duygusunun örselendiği her dönem, yalnızca bireyleri değil toplumun geleceğini de etkiler. Oysa biliyoruz ki adalet, devletin temelidir; hukuk ise demokrasinin vazgeçilmez güvencesidir. Hukukun üstünlüğüne olan inancımızı korumak ve savunmak hepimizin ortak görevidir.
İşte tam da bu nedenle sivil toplum kuruluşlarının önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Demokrasi yalnızca sandıktan ibaret değildir. Demokrasi; örgütlü toplumla, katılımcılıkla, dayanışmayla ve ortak akılla güçlenir. Dernekler, demokratik kitle örgütleri ve gönüllü yapılar toplumun vicdanıdır, hafızasıdır ve geleceğe açılan kapısıdır.
Bizler de yerelde daha güçlü olmak zorundayız. Daha çok üyeye ulaşmalı, daha çok gencimizi aramıza katmalı, daha çok üretmeli ve daha çok dayanışma göstermeliyiz. Çünkü biliyoruz ki güçlü bir Cumhuriyet ancak örgütlü yurttaşlarla ayakta kalır.
Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet; eşitliktir, özgürlüktür, laikliktir, hukuktur, bilimdir ve çağdaşlıktır. Bu değerleri korumak hepimizin ortak görevidir.
Atatürkçü Düşünce Derneği’nin varlık nedeni de budur. Cumhuriyetimizin temel değerlerini, Atatürk ilke ve devrimlerini, laik ve demokratik hukuk devletini kararlılıkla savunmak; aklın ve bilimin rehberliğinde çağdaş uygarlık hedefinden asla vazgeçmemek ve bu büyük mirası gelecek kuşaklara eksiksiz aktarmaktır.
Bugün burada bulunan her bir kişi yalnızca bir derneğin üyesi değil; Cumhuriyet sevdasının, aydınlanma mücadelesinin ve Türkiye’nin geleceğine duyulan inancın temsilcisidir. Her biriniz, bu umudun ve bu onurlu mücadelenin en kıymetli parçasısınız.
Bizler biliyoruz ki hiçbir başarı tek başına elde edilmez. Başarı; omuz omuza vermekle, ortak hedefler etrafında birleşmekle ve birbirimize güvenmekle mümkündür.
Gelin, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Atatürk ilke ve devrimlerinden aldığımız güçle daha fazla çalışalım, daha fazla örgütlenelim, daha fazla dayanışma içinde olalım. Umudu büyütelim, gençlerimize güvenelim ve Cumhuriyetimize her zamankinden daha güçlü sahip çıkalım.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü bugün de yolumuzu aydınlatsın;
“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”
Biz de umudumuzu asla yitirmeyeceğiz. Karanlık ne kadar uzun sürerse sürsün, Cumhuriyetin ışığı mutlaka yolumuzu aydınlatacaktır.
Hepinizi sevgi, saygı ve umutla selamlıyor, katılımınız için yürekten teşekkür ediyorum.
