TIP BAYRAMI!..

Aslında, 13.03 2026 Cuma günü İlçemizin Sağlık Çalışanlarının ve Doktorlarımızın içlerini dökme günü ya da dertleşme günü desek daha bir yerinde olacaktır ve onları dinlemeye bu yıl da katılım sağladık…

Törende konuşan İstanbul Tabipler Odası Silivri Temsilcisi Dr. Fethi Bozçalı, hava, barış, demokrasi ve sağlık kavramı üzerinden sağlığın paralı olmasının, sağlığın ticarileşmesinin havanın paralı olması gibi yaşamla bağdaşmadığını; barış ve demokrasinin olmadığı ortamlarda sağlığın da çok yerinde olacağının sözü edilemediği ortamlarda, hekimlik değerlerine sahip çıkmaya, iyi hekimlik yapmaya kararlı olduklarını dile getirerek belki de en doğru teşhisi koymuş içinde bulunduğumuz durumu özetleyivermişti.

Tören de katılanlara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Bozçalı, organizasyona katkı sunan Silivri belediyesi için; “Silivri Belediyesi yine burayı adeta bayram yerine çevirmiş, teşekkür ediyoruz.” Diyerek, her yıl olduğu gibi bu yılda bizi yalnız bırakmayan meslektaşlarıma, sağlık çalışanlarına, oda temsilcilerine, siyasi parti temsilcilerine, STK’lara ve basın mensuplarına teşekkür ederek konuşmasını sürdürmüştür:

“Burası bayram yerine dönmüş ama maalesef bizler bayram havasında değiliz. Ben, sizlere aslında dört kavramdan bahsetmek için söz aldım. Hava, barış, demokrasi ve sağlık. Havasız yaşayamayacağımızı düşünürsek ama havayı parayla satmaya kalktığınızda insanların bugünkü şartlarda aldıkları ücretle yaşayamaz duruma düşeceklerinden, sağlık da aynen hava gibi, su gibi temel bir haktır.

Sağlık ticaret konusu olduğunda insanlar sağlık hakkından yeterince yararlanamaz.”

Bozçalı, sağlık çalışanlarının ağır çalışma koşullarına da dikkat çekerek sistemin hem hekimleri hem de hastaları zorladığını söyledi ve “Toplumun bir kesimi yaşadıklarımızı biliyor ama büyük bir kesimi bilmiyor. Yılda milyarlarca hasta başvurusu oluyor. Biz hekimler çoğu zaman hastalarımızı sadece 5 dakika içinde muayene etmek zorunda kalıyoruz. Aile hekimleri bile ortalama günde 70 hasta muayene etmek zorunda bırakılmış. Zaten hekimler mevcut durumda hastalarına muayene için 5 dakika bile ayıramıyor. Hastalar yetersiz muayene süreleri ve hekimler üzerindeki performans baskısı yüzünden defalarca başka hekimlere muayene olup, aynı tetkikleri defalarca yapmak durumda kalıyor. Böylece bu sistemden hasta fayda görmediği gibi hekimlerde kısa sürede çok hasta muayene etmek, çok ameliyat yapmak zorunda kaldığı için tükenmeye başlıyor.

Performans baskısı nedeniyle çok hasta bakmak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle hastalar şifa bulmakta zorlanıyor, hastane hastane dolaşmak zorunda kalıyor. Muayene için randevu bulmak zorlaşıyor. Biz sağlık çalışanları da tükeniyoruz, hastalar da tükeniyor” dedi.

Bozçalı konuşmasını, kısa süre önce İstanbul Valisi ve İl Sağlık Müdürü tarafından duyurulan 1000 yataklı hastane projesine de değinerek sağlık politikalarının yalnızca yeni hastaneler yapmakla çözülemeyeceğini ifade etti ve şöyle konuştu: “Geçen hafta burada bir açılışta 1000 yataklı bir hastane yapılacağı ifade edildi. Ama 1000 yataklı hastane de kursanız, 2000 yataklı hastane de kursanız eğer mevcut sağlık politikalarından vazgeçilmezse sistem yine tıkanacaktır.

Bu durum İstanbul’daki trafik gibidir. Ne kadar yol yaparsanız yapın, eğer nitelikli bir ulaşım sistemi kuramazsanız trafik yine tıkanır. Sağlık sistemi de aynı şekilde tıkanıyor.

Bilimsel olarak da bin yataklı hastaneler doğru bir model değildir. Dünyada önerilen hastane kapasitesi yaklaşık 600 yatak civarındadır.”

Bozçalı, konuşmasında kısa süre önce Ortaköy Aile Sağlığı Merkezi açılışında yaşanan tartışmalara da atıfta bulunarak halkın iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı. “Ne olursa olsun halkın iradesine saygı göstermek gerekir. Halkın irade ettiği yöneticilerin söz hakkı olması gerekir. O iradenin sahibine söz verilmesi gerekir. Burada bir eleştiri de yapıyorum” dedi.

Bozçalı, konuşmasında barışın sağlık açısından önemine de değinerek savaşların insan yaşamını tehdit ettiğini şöyle söyledi. “Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Savaşlarda insanlar ölür, doğa tahrip olur. Hekimlik barışla, insan haklarıyla, adaletle ve demokrasiyle iç içedir. Bu nedenle savaşlara karşı sesimizi yükseltmemiz gerekir.”

Bozçalı konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Biz iyi hekimlik yapmak istiyoruz. Hastalarımızın hasta olmadan önce de hastalık sırasında da sağlık hizmetlerine eşit ve ücretsiz şekilde ulaşabilmesini istiyoruz. Sağlık vazgeçilmez, ertelenemez bir haktır. Hava gibi, su gibi bir haktır. Sağlık ancak demokrasi, adalet, eşitlik ve barışla mümkün olur.”

Evet, adına TIP bayramımız mı demek gerekiyor bilemedim ama Fethi Bozçalı hocamız ülkemin nabzını iyi almış. Teşhisi iyi koyuyor, ama hastalığın tedavisi nasıl yapılır? Ne zaman yapılır?

Açıkta kalan soru buydu! Bu sorunun cevabı bizler de aslında…

Teşekkürler Hocam ve senin nezdinde doktorlarımızın ve bütün sağlık çalışanlarımızın bayramını kutluyorum…

Önceki İçerik
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

İlgili Yazılar