Ana SayfaLütfü Ertürkİyi geldiniz…

İyi geldiniz…

Seçim sonrası göreve başlayan belediyelere 100 günlük bir tolerans tanınır. Ben de bu toleransı haklı ve yerinde bir karar deyip, belediyelerin çalışmaları ve hizmetleri hakkında 100 gün boyunca yazı yazmamaya gayret gösterenlerden biriyim…

Bekleyeceğiz tabi ki de 100 gün dolmasına daha 28 gün var!

Elbette, bu geçen süre içinde birikimlerimiz de oluşmadı değil!

Bugün, geçtiğimiz hafta bir seçim süreci yaşandı. Hızlı ve dokunaklı bir sürecin içinden geçti! Bir hafta içinde hatta 48 saat içinde bütün taşlar yerinden oynadı. Bütün kartlar yeniden dağıtıldı!

Biz de dokunaklı olan bölümü ele alarak bu hızlı geçen sürece bir dokunalım istedik!

Belediyelerden bağımsız gibi görünen ama belediyelerin kültür ve halkla ilişkiler müdürlüğü gibi çalışan aynı zamanda bir sivil toplum kuruluşu olan organizasyondan bahsedeceğiz!

Çok önemsediğim ve takip ettiğim bir sivil toplum örgütüdür…

Acaba doğru bir işlevle mi çalıştırılıyor bu kuruluş?..

Önce bir tanı koyalım! Neymiş, ne işe yararmış bu örgütlenme?..

“Kentsel politika; bir şehrin idari ve kentsel alanlarda yaşayanların hayatını etkileyen kararları, yasaları, düzenlemeleri ve stratejileri kapsayan bir olgudur. Bu politikalar, şehirlerin sürdürülebilirlik, kalkınma, çevresel koruma, ulaşım, altyapı, konut, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi bir dizi konuda nasıl yönlendirileceğini belirler.”

Aa, bakın işin rengi değişti şimdi!

Yani, diyor ki kentsel yaşam haklarınızı korumak ve kurmak için örgütlenin diyor!

Yani diyor ki “örgütlü bir toplum” sosyal yaşamını düzenlemede ilgili ve resmi mercilere görüşlerini söyleyerek, sosyal faaliyetlerin geliştirilmesinde, stratejilerin belirlenmesinde yardımcı olurlar! Bu organizasyonlar sonuç olarak düzeni ve refahı getirir.

İşte, şehrin üzerindeki eller oluşmaya başlıyor!

Yani, Kent Konseyleri belediyelere yardımcı olmak için toplum yararına olan fikirleri ortaya atmak ve irdelemek için kurulan birer fikir birliği kulübüdür. Aynı zamanda belediyelerle tatlı bir rekabet içinde olmaları gerekmektedir.

Ekonomik olarak belediyelerin desteğine ihtiyaç duyulduğu için belediyelerin bazı görevlerini üstlenmelerinde sakınca yoktur.

Kent Konseyinin asıl görevi, araştırmak ve irdelemektir. Ortaya somut deliller koyarak belediyelerin iş gücüne doğru yönde yardımcı olmaktır.

Yani, bir Kent Konseyi için bu durumdan, kurum görevi yapıyor anlamını çıkarabilir miyiz!..

Bunun cevabını Yeni Kent Konseyi Başkanı seçilen Nursel Erel ve 40 arkadaşımızla birlikte hayata geçirdiğimiz “Dayanışma Platformunun, çalışma alanı içinde bulunan deprem komisyonumuzun çalışmalarıyla ve yapılan deprem çalıştay ile kurumsal bir kimlik kazandırarak ilçemizde kurulan AFAD’a destek ve öncü olmuştur.  Kent Konseyine örnek birçok projeye emeği geçen ve hayata geçirilmesindeki ekip çalışmalarıyla kanaat önderliği yapan arkadaşımız Nursel Erel’in Silivri’mizin Kent Konseyi Başkanlığına seçilmiş olması şehrimiz açından çok çok yararlı olacağı kanaatindeyim. “İyi geldin” dediğimiz arkadaşımıza kısa bir süre sonra hep birlikte “iyi ki geldin” demenin ön hazırlığıdır. Deneyimleri ile katkı verecek ve şehrimizin sosyal yaşamına değer katacak ve gönüllük esasına dayalı çalışmalara öncülük ederek kent ortağı paydaşlarıyla uyum içinde bir süreci yönetecek olmalarının hem destekçisi hem de takipçisi olacağız.

Bir önceki dönem yönetiminin de desteğini alan Nursel ve ekibine başarılar diliyoruz…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Bu Ne Perhiz…

9.Yazı…

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı

İlgili Yazılar

Bu Ne Perhiz…

9.Yazı…

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı