Ana SayfaLütfü ErtürkFatih Mahallesi (Kale Mahallesi)

Fatih Mahallesi (Kale Mahallesi)

1923 Lozan antlaşması gereğince zorunlu olarak (Tehcire) anayurda göç ettirilmiş insanlarımızın hafızalarından kalan birkaç kare fotoğrafı aktarmaya çalışacağız…

“Doğmadığın, büyümediğin bir toprakta bir hiçsin demektir.”

Bunu senden başkasının görememesi de başka bir acıdır yüreklerde!

Balkanlardan katar, katar insan gelmekteydi… Türklerin yanı sıra, Müslüman Arnavutlar ve Boşnaklarda tehcire tabi tutulmuşlardı. Kale Mahallesindeki Rumlar, daha evlerini boşaltmadan üstlerine geldiler. Gelende ağlıyordu, Gidenler de ağlıyordu… Son birkaç hüzünlü geceyi beraber geçirdiler.

Yıllarca sürecek bir yalnızlığı sadece kendileriyle paylaşacaklardı! Ayrı bir iklim, ayrı bir geleneğin, ayrı bir hüznün ve sevincin çocuklarıydılar. Hiç Türkçesi olmayanda vardı çat pat Türkçe konuşanı da… Kendi aralarında hep Rumca (Patriyotça) Arnavutça konuşmaya özen gösterdiler. Kale Mahallesi olarak içe dönük bir ittifak yaratacaktılar. Varlıklarını sürdürebilmek için evliliklerini dahi bu inançlarına göre düzenlediler. Dışarıdan kız almadılar, kız vermediler… Uzun bir müddet evliliklerinin birçoğunu Selanik’ten göçmüş Selimpaşa, Celaliye, Ortaköy, Fener, Çanta, Ovayenice, Elbasan, Güzelce, köylerindeki ailelerle yapmışlardır. Böylelikle bölünmeden ve bir arada kalmayı başarmışlardır.

Tarih 1950’leri gösterdiğinde bu ittifak, top yekûn “Kırat’ın” peşine düşecek, onun en vefalı takipçileri olacaklardı. Tek partili dönem sonrası bu ani geçişlerle ilgili tek bir kelime dahi etmediler! Adnan Menderes’ten sonra bu taraftar psikolojisi, Süleyman Demirel’le birlikte fanatizm noktasına gelecekti…

1965 sonrasında Adalet Partisi, adeta Kale Mahallesinin ruhunu yansıtıyordu. Ceket yakalarında taşınan “Kırat” rozetleri, tercihen gidilen Demiray’ların Merkez Kıraathanesi ve Yönet’lerin Havuzlu Kahvehane her gün dolup taşan Silivrili Kardeşlerin yazıhaneleri… Çarşıda bir araya gelmiş kale mahallelileri görüp, baktığınızda ortalarında muhakkak Mustafa Kızıltan’ı da görürdünüz!

1946 yılında, çok partili döneme geçtikten 27 yıl sonra 1973 yılında, yine Fatih Mahallesinin bir ferdi olan Şaban Demiray’la, yerel seçimlerde zaferi kucaklayacaktılar.

Bu onların Silivri siyaset tarihinde kazandıkları ilk seçimdi. Oysa Genel Seçimlerde CHP’ye az mı nal toplatmışlardı. Selimpaşa, Celaliye, Ortaköy, Gümüşyaka,Çanta, Değirmen köy, Kavaklı onların olmuştu. Beldelerin yerelinde ve genelinde çoğu zaman seçimleri hep almışlardı…

1977 ile birlikte, 1980 sonrasında, 1983 ve 1989 da kaybedilmişti. Merkez sağ ANAP’ta toplanmıştı. 1991 yılında Tansu Çiller ile yeniden atağa geçeceklerdi ama Yerel Seçimler için yine azınlıkta kaldılar. ANAP’a geçenler vardı…

DYP ile bütünleşen Fatih Mahalleliler, “300 Spartalı” gibi dolaşırken, yeni bir seçim stratejisi için hazırlıklar yapılıyordu. Çoğunluk hep DYP’den yana idi. Lakin CHP’de siyaset yapan arkadaşları ile de irtibatlarını koparmadılar. Tatlıda bir rekabet yaratarak, mahallece iktidarın yanında yer almasını bildiler…

1994 yılında stratejileri tuttu! Partilerini de kollayarak yerel seçimlerde destek verdikleri Selami Değirmenci, Belediye Başkan oldu. 1999 seçimlerinde de bu desteklerini sürdürdüler. Hem DYP’den hem de CHP’den Belediye ve İl Genel Meclisine destekledikleri arkadaşlarını sokmayı başardılar.

2004 yılı yerel seçimleri, DYP’li Fatih Mahalleliler için büyük bir hayal kırıklığı olacaktı. Sayın Değirmenci CHP’den ayrılmış, Genç Patiye geçmiş. Bu arada CHP’nin adayı Yılmaz Kandemir olmuştu. Sayın Kandemir, mahallenin çocuğudur, “Tam destek, hep destek” sloganı ile desteklenir ama sonuç istenildiği gibi olmaz. Ak Parti ipi göğüsler… Artık, DYP’li dedelerin, babaların çocukları Ak Partide siyaset yapmaktadırlar.

Akgün Silivrili, Mehmet Silivrili, Mustafa Kızıltan, Muharrem Munduz, Ahmet Öney, İbrahim Argıç, Bekir Yetkin, Mehmet Yönet, Süleyman Demiray, Şaban Demiray, Nihat Hatipoğlu, Orhan Priştine, Muhsin Renda, Sami Gidemez, Sami Narinç, Mehmet Fidancık, Öpçün ailesi, Sezginer Ailesi, Berktaş ailesi, Karagöz ailesi, Bekir Cambaz ailesi. Yukarıda ismen ve soy isimleriyle belirttiğim insanların birçoğu İlçe Başkanlığı ve Parti Yönetiminde bulunmuşlar aynı zamanda. Mahalle Delegeliğinden tutunda İl Genel Meclisi üyeliğine kadar çeşitli görevlerde bulunmuş DYP’nin gönül verenleridir. (Unutup, sayamadığım varsa özür dilerim)

2004 yılı Yerel Seçimleri Silivri siyasetinde bazı taşları yerinden oynatacaktı. 30 yıl sonra sağ bir parti tekrar ipi göğüslüyordu ama istedikleri bu değildi ki! Bu arada Ak Parti siyasi çalışmalarını büyük bir hızla yürütüyor. Kale Mahallesinin genç yeteneklerine kancayı atıyor, ANAP’tan ve DYP’den transferler yaparak elini güçlendiriyordu…

2009 tarihine gelindiğinde, Fatih Mahalleliler; siyaset tarihinin en büyük infialini yaşayacaktı. Silivri’nin yönetimi, öyle veya böyle ulaşamayacakları bir şekilde ellerinden gitmişti.

2009 yerel seçimleri, onlar için bir dönüm noktasıydı. İyi bir seçim stratejisi ile yerel yönetimi çevirmeleri gerekiyordu. Oldu da, yeni başkan adaylarını yine mahallelerinden çıkmasına ön ayak oldular. İş onu seçtirmeye kalmıştı. Artık ittifaklar sadece içeridekilerle değil, dışarıdakilerle de yapılıyordu. Dargınlar barıştırılıyor ve destek aranıyordu. Başardılar da diledikleri her şey bir araya gelmişti. Yeni adayları Özcan Işıklar’dı. Yılmaz Kandemir’de kaçırdıkları fırsatı yakalayabilirlerdi. Selami Değirmenci başta olmak üzere birçok siyasinin desteğini alarak seçimlere girdi…  Yılmaz Kandemir’de mahalle arkadaşının arkasında durdu

Yerel Seçimlerden zaferle çıkılmıştı. Mahalle istediğini elde etmişti. Üstelik en zor şartlarda başarabilmişlerdi. Oysa Özcan Işıklar onlar gibi düşünmüyordu! Zirveye çıktığı basamakları tek, tek kırıyordu. Kendisini destekleyen ve Başkanlık yolunu açan Abdullah Yıldırım’la başladı. İstifaya kadar gitti bu kırgınlık… Selami Değirmenci’nin gidişi için zemin çoktan hazırdı. Sadece bir hançer ve bir bilek lazımdı. Bulundu da hayatta bir yerlerde her zaman bir Brütüs vardır. Olup bitenleri izleyen Yılmaz Kandemir, desteğini çekerken; Başkanın yanından ayrılmıyor, kaçıyordu adeta…

İnanın, ben bizim Fatihlilerden yine de umutluyum! Kesin, ellerinde bir bey kozları daha vardır.  Onu çekeceklerdir de zaman, birazcık zaman işte…

yukarıda isimlerini saydığımız, Silivri’ye hizmetleri geçmiş kişilerin ve ailelerin içinden hakkı rahmetine kavuşanlara bizde Allah’tan rahmet diler, hayatta olanlara da esenlik dolu günler temenni ederiz.

Not: Nereden Nereye diye bir yazımız olacak yakında….

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı

Niyetli Bir Yazı

Vizyon Meselesi

İlgili Yazılar

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı

Niyetli Bir Yazı

Vizyon Meselesi