Mutlu Azınlık

Mutlu Silivri’mizin öyle bir mutlu azınlığı var ki hiçbir şey mutluluklarını bozamıyor!

Şehrin hafızası, dediğimiz insanlarımız vardır! Bu insanlarımız, geçmiş yıllarda yaşanan olayları, yaşanmışlıkları film şeridi gibi hafızalarında yaşatırlar. Anlatırken de yaşar gibi anlattıklarından siz de o günleri yaşarmış gibi olursunuz!..

Sözü döndürüp dolaştırıp CHP’ye getireceğimi nereden anladınız? Desem ayıp olacak değil mi?..

O halde soruyorum!

Var mı Parti yönetiminde böyle “partinin hafızası” diyebileceğimiz insanımız, kaldı mı?..

40 yıl öncesini diyelim (50 yıl dersem baygınlık geçirirsiniz) sizlere, aktarabilecek yönetici bir arkadaşımız var mı? 1982 kışında, ne olduğunu anlatabilecek?.. Çok soğuk ve karlı ve de buzlu bir kış geçmiş, 07.11.1982 tarihinde T.C Anayasası halk oylaması ile kabul edilmişti. Yönetimdeki arkadaşlardan kaçı bilebilir ki Silivri’de neler olduğunu? Neler yaşandığını?.. Bilemezler, yaşanmışlık yok, yönetimde o günleri parti saflarında yaşayan yok!.. Yüzlercesi var da parti de yoklar…

16 kişilik bir yönetim, üçe dörde ayrılmış bir durumda her grubun bir başkan adayı var. İlçe yönetimine bakan yok!

Hatta Belediye meclis yönetimindeki işlere bile bakan yok! Meclis oturumunda Belediye Başkanımız diyor ki “Meclis üyemiz, (…. Arkadaşımız) şimdi, dilinin döndüğünce bize bir şeyler anlatmaya çalıştı ama o işler öyle değil, biz doğrusunu anlatalım da bilgi sahibi olsun” diyor.

Bana demiyor!.. Ona diyor ama tık yok! Demek ki dili fazla dönmüyor…

Halkı değil, mutlu azınlığı temsil ediyor çünkü!

Bulcan abimin, 1977 seçimlerinde yazdığı bir yazının başlığı geliyor aklıma “Geceler rüya görmekle aşınmaz, bir insan bu kadar da kaşınmaz” demişti. En kısa zamanda kendisini gidip ziyaret edeceğim. Bir rüya tabiri yapsın bana!

“Falanca meclis üyeniz, “rüya proje üretecekmiş ne diyorsun” diye soracağım kendisine… E, ne de olsa CHP’nin de şehrin de canlı hafızasıdır, maşallah, Allah ömür versin, sağlık versin…

10 yıldır kapısını çalan bir CHP’li oldu mu?.. Yok, vakit ayıramadılar!..

Bu mutlu azınlık, o kadar mutlu ki belediyemizin, “Mutlu Silivri” sloganı sönük kaldı. Belediye Başkanımız, yeni bir slogan bulsun artık…

Kendi içlerinde hesaplaştılar mı? Yok, Empati yapıyorlar mı? O hiç yok!

Gazeteci bir şey soruyor! Cevap, “öyle bir şey yok”

Dikkat edin, sokaklarda rastlarsınız iki veya üç CHP’li gülümseyerek geziniyor. Gündem var mı? Yok, gülümsüyorlar sadece! E, ne yapalım gülümseyin siz de kaderinize. Türk siyasetçisinin en kızdığı, en tavır koyduğu, en trip attığı durum; soru sorulmasıdır! Tam mutlu, mesut dolaşırken bu ne sorusu şimdi?.. Yapmayın canım, siz de memleket meselesi de sorulmaz ki böyle bir zamanda! Bak, ne kadar mutlu mutlu dolaşırken, ne olacak memleketin hali denir mi? Gülümseyip, uzaklaşıyorlar…

Büyükşehir biz de ya!  Özellikli ve de özerk bir bölgeyiz. 10 yıl çok çalıştılar, ülkenin dört bir yanından davet aldılar!..

Bu mutlu azınlığa mutluluk veren etkenlerden biri de bu olaylardır…

Dünyanın en gizemli ve çözülemez gülümseyişi “Mona Lisa” diyorlar! Gülerim, onlar bizim mutlu azınlığın gülüşlerini görmemişler daha…

Dışarıda harbiden kar yağıyor, kulağıma Ahmet Kaya’nın sözü ve müziği kendisine ait olan şarkısı çalınıyor, “Dışarıda kar yağıyor, benim içime yağmur /Ağlama, göz bebeğim, biraz daha dur!..”

İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..

İlgili Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..