Ana SayfaLütfü ErtürkHata Yapma Özgürlüğü

Hata Yapma Özgürlüğü

Şu son anların, son an takıntılarını yaşamışımdır hep!Zamanda yolculuk yapar gibi hesaplaşırım geçmişin bize geçirdikleriyle…

Ve bilirim ki geçmişimizin her döneminde  hepimizin hata yapma özgürlüğü vardır! Sonuçlarına katlandığımız sürece de her birimizin yaşayacağı  bir özgürlüktür bu!

Evet, “geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer”  Ya da açarak okursak, “öyle anilar vardır ki, onları hayal edip, baştan yaşamak bile dünyaya deger” sözünden bakmak gerektiğini düşünüyorum geçmiş günlere…

Neyin ya da kimin, geçmişine bakacağız değil mi?

Bugün, CHP’nin kapısından içeri baktım!  Ne hissettim dersiniz?

Kısacası, bir hoş sadâ hissettim!… Çünkü Koskoca CHP İlçe örgütü bomboştu!

İçi,dışı, sağı, solu hep boştu!…  İşte, geçmişe gitme ihtiyacını hissettiğim an, bu an dı!…

Ben mi geçmişi yakalıyordum? Yoksa, geçmiş mi beni yakalamıştı? O an, orada öylece kalakalmıştım… Sessizce,  öylece, geçmişle…

Yıl 2007’yi gösteriyordu! Yeni emekli olmuş, şehrimize geri  gelmişim!…

Çiçeği burnunda bir Bir İlçe Başkanı var…

Sabahın körü denilecek saatler, koltuğunun altında günlük gazeteler, “gel kahvaltı edelim” davetiyle koluma giriyor! Adeta sürükleyerek  götürüyor beni , CHP İlçe binasına giriyoruz! “Çayı da demledik birazdan dolar taşar buralar biz çaylarımızı alalım” diyerek odasına alıyor!…

Dolar, taşar buralar!

Derken, biri, ikisi, üçü demeye kalmıyor!…  Yirmiler, otuzlar doluyor odalara…

Herkes bir işin peşinde, herkes  bir şeylerin peşinde… Bakmışsınız, birinci gün, ikinci gün, üçüncü gün dolup taşıyor parti binası. Biz mi ? Hergün ordayız…

Silivri’de Ak Parti fırtınasının estiği yıllar!

Demeye kalmıyor, 2007 Genel seçimleri geliyor çatıyor!

“Alırız”, dediğinde işinin ne kadar zor olduğunu anımsatıyorum! Gülüyor…  CHP Silivri’de Ak Partiyi geçiyor , İki bin de fark atıyor!

Geçiyorum, bakıyorum!  CHP örgütünün binası hep dolu! CHP’nin içi dolu, dışı dolu…  CHP’nin yüzü gülüyor, partilinin yüzü gülüyor, yıkılıyor ortalık! Giren, çıkan, arayan soran eksilmiyor kapısından…

Arayan , soran, derleyen, toplayan, partiyi bu hale getiren o ilçe başkanı kimdi dersiniz?

Abdullah Yıldırım!

Yıl, 2009 yerel Seçimler!

Belki de o bahsettiğimiz, “özgürlük” konusundaki hakkını kullanacak ve eline geçen ve de hakettiğine inandığımız belediye başkanlığını bile tereddütsüz bir şekilde kendisi gibi halka hizmet edeceğine inandığı adayına devretmekten imtina etmeyecekti!…

% 46.6 ile seçimleri aldıklarında silivri Halkı ile kucaklaşıyor, Silivri’yi yeni ufuklara taşıyacaklarına inanıyordu…

Hiçte öyle olmadı!

Yaşadığı hata özgürlüğünü, kendisinin seçilmiş olma hakkıyla  ödemek istedi ve bulunduğu tüm makamlardan istifa ederek,  ona inanlara karşı diyetini ödemeye çalıştı! İnandığı yönde hareket ederek  O, Kucaklaştığı halkının yanında kalmayı tercih etti!…

Bu mutavazı hatasının sonucu, Silivri’ye nasıl yansıdığını gördükçe de içlendi ve  vicdani sorumluluğunu unutmadı…

Hata yapma özgürlüğünü yaşamış olmanın pişmanlığı, hatasını düzeltme sorumluluğunu da getiriyordu önüne!

Sessiz, sitemsiz ama azimle beklemekte… Farkındalığı yaşayarak ve fark ettirmeden…

Baki kalan bu kubbe de bir hoş sadâ imiş! Bomboş CHP’den içeri baktıkça, Baki’nin bu beyitini duyar gibi oldum CHP’nin boş salonun duvarlarında çınlıyordu adeta.. .

İnan, “keşke” demeden seni anlamaya çalışıyorum!…

Sen, CHP’nin kazanması için herşeyi  yaptın, kazandın ve kazandırdın!… Umarım,  beklentilerin gerçekleşir ve CHP o eski günlerine döner ve tekrar kapılarını herkeslere açar…

İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı

Niyetli Bir Yazı

Vizyon Meselesi

İlgili Yazılar

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı

Niyetli Bir Yazı

Vizyon Meselesi