2 Eylül 2026 tarihinde sabah 03.00 sularında Marmara Denizi Silivri açıklarında, rulo sac ve inşaat demiri taşıyan "Tuğberk İmamoğlu" isimli kuru yük gemisi, boş durumdaki "MT Alsu" adlı tankerle çarpışarak, yaklaşık 8 ila 11 dakika içinde batmıştır.
İlerleyen günlerde geminin 1'inci Kaptanı Yaşar Kayhan'ın cansız bedenine ulaşılmış, ancak derinlik (yaklaşık 720-900 metre) ve enkaz koşulları sebebiyle kalan 9 denizciye henüz ulaşılamamıştır. Enkazın durumu: Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait kurtarma gemisi TCG Akın, gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) kullanarak batan geminin yerini 720 metre derinlikte tespit etmiş ve görüntülemiştir.
Bunu böyle duyduk, böylece duyurdular!
24 gün oldu ve gemici yakınları 24 gün boyunca alacakları bir haber için, bir umutla her gün Silivri’mize geldiler, gittiler…
Bugün bir basın bildirgesi okudular!
Ellerinden pankartlar, dövizler, afişler yüzleri yanarak gözleri kanayarak okudular. Dört sayfalık bildirgenin tek sorusu vardı: “ne yapabilirsiniz?”
Soruyorum ben de Ne yapabiliriz?
Gerçekten bir şey yapmak için bir gayret var mı?
Araştırıyorum? 2011 Yılında Kargo Çıkarma Rekoru: 1942 yılında bir Alman denizaltısı tarafından batırılan İngiliz yolcu ve yük gemisi SS City of Cairo'nun enkazı 2011 yılında keşfedildi. Özel uzaktan kumandalı su altı araçları (ROV) kullanılarak 5.1 kilometre (Beş bin yüz metre) derinden yaklaşık 100 ton gümüş para (değeri o dönem yaklaşık 34 milyon sterlin) başarılı bir şekilde yüzeye çıkarıldı. 69 yıl sonra yeri tespit edilmiş. Bizimkinin yeri de belli metresi de sadece 720 metre. Verdiğimiz can sayısı Dokuz… Bir eksiğimiz gemide gümüşümüz yok!.. Yani, orada yitirilen canlar var ama inmeye değecek bir rakam yok!
Ben bugün ve her gün gidip gelen canların yüzüne baktım. Yangın yeri gibiydi her biri. Bakışları tutunacak bir dal arıyordu.
Ne diyorsunuz Denesek mi?..
Rusya’dan, Fransa’dan, İngiltere’den, Denizaltı batık kurtarma gemisi kiralayabiliriz. Satın alabiliriz. Bir şeyleri deneyebiliriz!
Umut Vermek, umut olmak ne güzel bir şey…
Dumlupınar Denizaltımızı anımsayanız var mı?
3 Nisan'ı 4 Nisan'a bağlayan gece, saat 02.10 suları yıl 1953, 81 denizci şehit oldu.
Sadece 3 gün önce 30 Ağustos’ta Kıbrıs’a giden katamaran yolcu gemisi alabora olup battı. 267 yolcudan 14 can kaybı 13 kişi kayıp…
Çok güzel bir söz söyledi, bildiriyi okuyan arkadaş; “Bizim kayıplarımız Candır, istatistik muamelesi yapmayın!” dedi… İşte ülkemizin durumunu bu iki güzel sözcük ortaya serdi. 3 tarafı denizlerle çevrili bir ülkede elinden bir iş gelen kimse yok. Onların bu seslenişleri ve serzenişleri umarım boşa gitmesin. Bize ayna tuttular bugün. Kendimizi görelim diye…
Bence denemeliyiz, hem de yarın! Bu bizim eksiğimiz hemen tamamlamamız lazım…
Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yazın