Tamtamına 14-15 yıldır yazıyorum. Bu benim vazifem! İkaz etmem gerekliliğine inanarak yazıyorum.
Önce kapımızın önünü süpürelim değil mi?
Ekim ayının ikinci yarısından başlayarak, Aralık ayı başına kadar (45 gün) geçen süreçte ağaçları budama mevsimidir!
Bitmedi!
2 ay mola verirsin karakış gelip geçer, bir Şubat-15 Mart arası da (45 Gün) budama mevsimidir!
Bitmedi!
Hangi ağaçları öncelikli, hangi ağaçları sezona yakın budanmasını da bileceksiniz!
30 yıl dolaştım Çay Bahçelerinin içinde. Santimini bilirim, her köşesinin! Gençliğim geçti orada, bilenler bilir…
Belediye gelir, ziraat mühendisi eşliğinde; ağacı kontrol ederek, nereden budanacağını göstererek kestirilir ağaç.
Bitmedi!
Ziraat Mühendisi her ağaca ihtimamla bakar, birçoğunu hastalıklardan kurtarır, birçoğunu aşılar. Çınar ağaçlarının gövdelerinden fışkıran fideleri toplayarak, fidan yetiştirmeye gönderilir…
Yıllarca orman gibi büyüdü/büyütüldü ağaçlarımız, şehrin orta yerinde kuş sesleri eşliğinde çaylarını yudumladı insanımız.
Sonra an geldi. Paldır küldür yıkıldı ağaçlar, gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet, o eski heyecan ölür, an gelir biter muhabbet, çalgılar susar, heves kalmaz şatârâbân ölür…
Belediye’den, bir sezonluk işçinin eline otomatik bir testere makinesi verirler. Haziran başında, Ağustos ortasında odun keser gibi doğrarlar ağaçları!
Kimi anında kurur, kimini hastalık kapar. Kimini karıncalar basar.
Cehaletin bedelini bizle beraber onlar da canlarıyla öderler.
Ödedik mi hiç? Çookkk…
Bas bas bağırdım! Her yıl aynı teraneyi çaldık, söyledik ama kime?
Lütfen, bir ziraat mühendisiniz yoksa bile kaymakamlıktan, (Orman Şefliğinden) isteyin! Dolaşın sahili, ağaçları bir görsün en azından! En az 4-5 ağaç kurumuş durumda! 15 yıldır bakmadılar, budamadılar. Ağacın içinden bir ağaç daha çıktı dallar, ağacın gövdesinden daha kalın oldu. Geçen gün bir kadının üstüne çatırdayarak düştü dal!.. Dalı 10 kişi kaldıramadı, parçalayarak götürdüler. Sizlere; uğranmamış ve uğraşılmamış zamanı söylüyorum. Tam 16 yıl bakmadılar. Orası bir cangıl oldu.
İki gündür, fırtına esiyor, Ağaçları bir izleyin, kendilerini nasıl da yerden yere vuruyorlar…
Sayın Yalçın Ekici Başkanımız, sadece bu bölgenin ağaçları kaldı ayakta onlarda ölmek üzereler. Sizin kökleriniz de ziraattan geliyor. O Ekici soyadını boşuna vermemişlerdir size. Bizzat gidin ağaçları izleyin. Bu ayın içinde ağaçları budayın, sonra kalkıp Ağustos ayında odun kestirmeyin, geçici sezonluk işçilere. Bu sizin ilk kışınız olacak hafi güzel bir yazı ve baharı yakalamak için kışı güzel geçirtin ağaçlara…
Sahilde 3 büyük dal kırıldı, bir ağaç devrildi. 10 günlük bilanço bu!
Doğa bu iyiliğinizi mutlaka görür ve sizden duacı olur! Evrene gönderilen her dua yerini bulur.
Bu yazıları sizden önce de yazdım! Size de yazdım, sizden sonra geleceklere de yazmaya devam edeceğim. Gelin, siz bu olayı üstlenin. Gerekli tüm malzeme var belediyenizde iki tane kupalı arabanız var. Büyük ve küçük olmak üzere; bunu belirtmek istiyorum! Siz anladınız onu…
Odun kestirmeyin, ağaçları budatın bir bilene…
Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yazın