Çeşme

Yok, yok tatil beldemizden bahsetmeyeceğim! Ne de Ab-ı hayat çeşmesinden…

Bir zamanlar mahallemizde, sokağımızda akan çeşmelerimizden bahsedelim istedim.

Silivri’mizin mahalle çeşmelerinden konuşalım istedim!.. Öyle her evde çeşme yoktu! Mahalle çeşmelerimiz vardı ve insanlar onlardan giderirlerdi su ihtiyaçlarını. Silivri’nin altı sudur, bahçeli evlerin çoğunda kuyular mevcuttu!

Evlere su taşıyanlarımız vardı!

Öyle bidonlarla su almak yok o günlerde! Kovalar, bakraçlar, testiler, teneke kutuları (yağ veya peynir tenekeleri asla atılmazdı) V.B… Suyun, gramı zayi edilmezdi.

Meşakkatli bir iştir su taşımak!

Ben, Âdem Hoca Çeşmesinde büyüdüm! Kayık yüzdürürdük, başımızı yalakalarına sokar, sonra evde bir güzel dayak yerdik!

Gün geldi doğduğum eve “Terkos” bağlandı. Kocaman bir bahçe içine çekilmiş bir boru ve ucuna küçük bir musluk takılmıştı olmuştu size çeşme! 3 ayrı ev, 3 ayrı aileye akıyordu! Önce sevindiler ama her gün de akmıyordu! Sık sık, “çeşmeler yine kesildi” sözü ağızlara pelesenk olmuştu… Âdem hocadan başka çeşmeler de vardı etrafta! Kavaklı çeşmesi, Elektrik santralinin oradaydı, Kanlı Çukur sokağının hemen girişinde ve başında çınar ağacı dikili mahalle halkının imece olarak yaptıkları (Piliççi Ali’nin evinin önünde) Beyaz Çeşme, Âdem Hocadan aşağıda değirmenin arkasında “Aralık” denilen yerde küçük bir çeşme (Kalıntıları kaldırım üstünde duruyor) ve Kara Mustafa sokağın aşağısında Zabıta Yaşar Küçükoğlu’nun evlerinin önünde bir çeşme daha vardı! Lakin illaki Âdem Hoca Çeşmesiydi favorimiz. Taştan oyma yalakları vardı. Diğerleri de taştı ama bembeyaz taştan oyulmuş yalakları yoktu. Yalakları ya briketten örülmüş ya da betondan yapılmıştı!..

Yedi yaşındaydım ve taşınıyorduk mahallemizden!.. Yeni evimizin az ilerisinde bir çeşme daha vardı. Hacı Pervane Çeşmesi kaidesi yüksek üstünde tavanı olan onun da iki adet taştan oyma yalağı vardı. Arkasında çeşmeden akan suların suladığı kocaman bir bahçe vardı… Size tam yerini tarif edeyim! Şimdilerin, Dilek Pastanesi eskilere göre Özvarnalı’nın evinin tam karşısındaydı. Sarımtırak kesme taştan yapılmış bir kaide ve yine aynı taştan yapılmış bir niş içinde ayna taşı mermere bağlanmış açık bronz bir lüleden akardı suyu. Yine taştan yapılmış bir teknesi ve bu tekneden, oyma taştan yapılan iki adet yalağa geçen suyu oradan arkadaki bahçede kaybolurdu…  İnce bir zincire bağlı tunçtan maşrapası vardı, sol yanında oturup, dinlenmek için de bir sekisi vardı. Osmanlı mimarisiyle yapılmış bir çeşme idi! Tarihini pek anımsamıyorum 1915’ler gibiydi sanırım…  Kimisinin sahibi yazardı üstünde; akışı bir hayrattı, kimisi sahipsiz bir maslaktı akışı hoyrattı…

Karanlık, Ay ’sız bir gecede arkasından koca bir küp çıkardılar!

Hayretlere düşmüştük! O bahçede oynardık, bir gün önce gömüden bahsetmiştik. Çocuktuk, malumumuz mu olmuştu ne?

Bademler çağlaya durur, dutlar yerlere serilirdi. Takvimlere bakmaz, mevsim geçişlerini bahçeden anlardık!

Dilim varmıyor söylemeye ama kaçınılmaz son, bu güzel çeşmeyi de bulmuştu! Önce sıralı dükkanlar yaptılar sonra koca koca apartmanlar diktiler yıkıp yerine… Sahibi, Hacı Pervane Hazretleri bile bodrum katında ikamet ediyor…

Pazaryeri çeşmemiz vardı!.. Saf beyaz mermerden taşlarla örülmüş, önünde mermer bir teknesi vardı! Bronz kurnasından gürül gürül akan soğuk suyunda köylüler getirdikleri ıspanakları yıkarlardı. Çeşmemizin önü beyaz döşeme taşlarıyla döşeli idi. Sonra aldılar arkalara bir yere Coşkun Amcanın evinin duvar dibine taşıdılar yerine de bir tulumba taktılar. Hâlâ acı acı gülümserim güzelliği bozmaktan yana üstümüze yoktur…

Ne güzel bir sözcüktür “çeşm” Farsçada göz demektir.  Ne güzel söylemiştir Aşık Mahsuni İşte gidiyorum çeşm-i siyahım / Önümüzde dağlar sıralansa da Sermayem derdimdir servetim ahım / Karardıkça bahtım karalansa da…

İşte böyle tek tek gittiler hayatımızdan çeşmelerimiz…  Bazıları maalesef kalıntı halinde susuz ve umutsuz bir şekilde bazı evlerin duvarlarına tutunmuş haldeler…

Önceki İçerik
Sonraki İçerik
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı

Niyetli Bir Yazı

Vizyon Meselesi

İlgili Yazılar

Unutulur!

Son Fasıl

Empati ve Sempati

İfade Özgürlüğü

İşin Aslı

Hezeyan ya da Sanrı

Niyetli Bir Yazı

Vizyon Meselesi