Belli bir yaşa kadar ekran kullanmayan çocuklar, ekran kullanan çocukları yönetecek. Bu cümleyi bir süredir düşünüyorum.
Bir IT (Bilgi Teknolojileri) çalışanı olarak teknolojiyle iç içeyim. Günüm bilgisayar, sunucular, yazılımlar ve yapay zekâyla geçiyor.
Teknolojinin hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını, insanı kendine nasıl bağlayabildiğini de net görüyorum.
Çocuklarda mesele biraz farklı.
Çocuğa telefonu vermek çok kolay:
"Biraz video izlesin, oyun oynasın, ben de işimi halledeyim."
Bunda yanlış bir şey yok.
Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmak imkânsız.
Benim asıl odaklandığım nokta şu:
Çocuk teknolojiyle ilk karşılaştığında ne yapıyor?
Merak ediyor mu? Üretmeye çalışıyor mu?
Nasıl çalıştığını sorguluyor mu?
Yoksa sadece önüne geleni tüketiyor mu?
Bir çocuğun YouTube kullanabilmesi veya oyun oynaması teknoloji okuryazarlığı değildir. Yapay zekâya soru sorabilmesi bile tek başına yetmez. Bence teknoloji okuryazarlığı şurada başlıyor:
"Bunu bana neden gösteriyor?"
"Sistem neyi sevdiğimi nereden biliyor?"
"Bu bilgi doğru mu?"
"Bunu gerçekten istiyor muyum, yoksa bana mı istetiliyor?"
Bu soruları sorabilen çocuk, teknolojiyi kullanmaya başlamış demektir.
Bu yüzden çocuğu ekrandan uzak tutmak, onu teknolojiden geri bırakmak değildir. Aksine, çocuk gerçek dünyayı ne kadar çok tanırsa, sanal dünyayı o kadar iyi anlar.
Çamura basmak, bir şeyleri söküp takmak, bisiklete binmek, arkadaşlarıyla tartışmak, canının sıkılması, kendi oyununu kurması, bir problem karşısında düşünmesi...
Bunlar çocuğun zihinsel ve fiziksel işletim sistemini geliştirir. Sonra teknoloji, bilgisayar, yapay zekâ gelir. Alt yapısı hazır çocuk bunları sadece tüketmek yerine kullanmaya başlar.
Gelecekte teknolojiyle büyüyen iki farklı çocuk aynı masada oturacak. Biri yapay zekânın verdiği cevabı kullanacak, diğeri ona hangi sorunun sorulması gerektiğini belirleyecek. Biri içerik tüketecek, diğeri insanların neden o içeriğe baktığını anlayacak.
Biri uygulamaları kullanacak, diğeri o uygulamaların nasıl çalışacağına karar verecek.
Asıl risk çocukların teknoloji kullanması değil, teknolojinin çocukları kullanmasıdır.
Çünkü gelecekte teknoloji daha da görünmez olacak. Bugün ekran var, yarın belki o da olmayacak.
Yapay zekâ bizimle konuşacak, yerimize araştıracak, kararlarımızı etkileyecek; ne aldığımızı, ne merak ettiğimizi tahmin edecek.
Çocuğa sadece teknolojiyi kullanmayı öğretmek yetmeyecek. Ona teknoloji karşısında kendi aklını korumayı öğretmek gerekecek.
Geleceğin en önemli eğitimi bu olacak.
Hedef çocuğu teknolojiden mahrum bırakmak değil, teknolojinin karşısında çaresiz bırakmamaktır.