Ana SayfaErdal Sezgin"DIŞKIMI YEDiM ACIYDI"

“DIŞKIMI YEDiM ACIYDI”

Profesör unvanı kazanmış kişilerin yaptıklarını, söylediklerini doğru kabul ederiz. Müzmin bakan Prof. Burhan Kuzu’nun bile olsa !..  Ama her zaman doğru yapıp, doru söylüyorlar mı acaba?..

Baştaki söz, bir profesöre, hem de ordinaryüs ünvanlı Celal Şengör’ e ait!

Her insanın nasıl ki günah işleme özgürlüğü varsa (!) akademisyenlerin de saçmalama özgürlüğü olmalıdır.

Branşı jeoloji olan hocamız da bu ikinci hakkı kullanmış!

Ekranlarda sürekli saçmalayan hocalara rastlamıyor muyuz?  Özellikle DİN konusunda!..   Kısa bir süre önce Dr. Yavuz Örnek adlı kişi, Hz. Nuh’un, oğlunu cep telefonundan aradığını iddia etmedi mi(?)

Kimisi de tutarsız davranabiliyor…  Ben, bunlara son zamanlardaki davranışlarıyla İlber Ortaylı’yı da katıyorum!  Oysa, paylaşımlarını beğeniyle izliyordum! Çoğunu da Biga Lisesinden öğrencim, Av.  Osman Fidan’ın köşesinde okuyordum! Zikzakçı bir akademisyen örneği de vereyim: Prof. Dr. Toktamış Ateş Cumhuriyet’teki köşesini  okumadan edemezdik.  Sonra 180 derece dönüş !..

Gelelim başlıktaki sözü telaffuz eden Hocamıza:  Grup Contur’un klibinde nitelediği  ” benden iğrenç  olamaz  bok  yiyen elitist Celal” e… Tartışmalar, kasım 2015’te sarfettiği ” dışkı yedirmek işkence değildir”  sözü  ile yeniden gündeme oturmuş.

Ekşi Sözlük kullanıcılarının sorularını yanıtlayan ”Elitist Celal’e ;” kendi dışkınızı hiç yediniz mi, beğendiniz mi? ” Sorusu sorulmuş. O da ” Yedim” . Hatta onun dışında, İsviçre’de benim doktora alanımda otlayan ineklerinkini de tattım. Dağ keçilerininkini de tattım. Özellikle insan dışkısı acıydı” yanıtını vermiş!

Radikal muhabiri Armağan Çağlayan’la söyleşisinde ise ” Kenan Evren’in yaptığı her şeyi onaylıyorum. İNSANLARA DIŞKI YEDİRMEK İŞKENCE DEĞİL” deyince tepkilerin odağı olmuş.

Selefim Ahmet Hakan köşesinde ”ne yiyeceğine karışacak değiliz ama mide bulandırdın be Celal Hoca, ”Anti-em” bağımlısı yaptın bizi ” diyor!

Jeolog Hocamız,  tepkiler üzerine özür dileme yolunu seçmiş. RS FM’ de katıldığı programda ”yanlış anlaşıldım, az sayıdaki işkence mağdurlarının travmayı atlatmalarına yardım etmekti amacım,” deyince katılımcı Dr. Sinan Olcan’ın  itirazıyla  karşılaşmış. Olcan, hangi travmadan söz ediyorsunuz, işkence edilen kişi sayısı belki 100’dü, rögar kapağını açıp  ”parmağınızı batırın, yiyin demişlerdi ” bize. Bir sürü arkadaşımız koleradan öldü arkadaş, diye sesini yükseltmiş! Sayın Hocam, ben de sorayım; bu yapılanlar işkence değilse nedir?

Cenaze törenine katılamayıp, gönderdiğin çelenge ; ”Sana müteşekkiriz, nur içinde  yat komutanım”yazdırdığın faşist var ya  bunların baş sorumlusudur! Keşke yazıda  ”müteşekkiriz”  çoğul kipi yerine   ”müteşekkirim”deseydiniz!.. Çünkü bizim o kişiye teşekkür borcumuz yok!

Ülkemizin bu duruma  gelmesinin temellerini atanların BİZİM ÇOCUKLAR olduğunun ayırdına varabilseydin keşke!

Netekim Paşa’yı sevmeyi sürdürüp, Ahmet Hakan’ın dediği gibi istediğini yiyebilirsin (!) ama çizmeden yukarı da çıkma!

Bak,  bu satırları okuyanların beyinlerini ve midelerini bulandırmama neden oldun. Mideler ”Anti-em” le düzeltilebilir ama beyinler için ne kullanacaklar (?)  Onlardan özür diliyorum!

Önceki İçerikMAMUL MÜ MAMÜL MÜ?
Sonraki İçerikİşte bu!
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..

İlgili Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..