Adım, kadın.
Öldürüldüm.
Hakkımı aradım, hakkımı ararsam, alırım sandım. Bilemedim. Yıllardır, aileme destek vermek, ayaklarımın üstünde durmak için çalışıyordum. Güneşi günlerce görmediğim oluyordu. Karanlık, ekmek parası demekti benim için. Yorgunluğum çocuklarıma yemek. Kapılar üstüme kapanınca, bilemedim, sadece ateşin yaklaştığını hissediyordum. Duman ciğerlerime dolarken hâlâ “yapmazlar sanıyordum.” Durmadılar ve ben sadece “öldüm. “Son duyduğum ses, arkadaşlarımın çığlığıydı. Son gördüğüm, ateşten kızıla dönmüş demir kapıyı var gücümle yumrukladığım. Ellerimin derisi kızıl kapıda kalmış. Bir daha güneşi göremedim. Sekiz martta itibarım geri verildi. Emekçi kadınlar günümü kutluyorlar artık. Emeğimin görülmesi için ölmem gerekti.
Ben kadın.
Adım, kadın.
Öldürüldüm.
Bazen, git dediğim eski sevgilim öldürdü beni.
Çok seviyormuş, öyle söyledi. İnandılar ona! Bana, hiç kimse sormadı. “Son bir kez konuşalım” dedi. İnandım!..
“Hayır” dersem, öldürecekmiş beni. Hazırlıklı gelmiş. Bazen bıçakladı defalarca. Bazen boğazımı kesip kanımın boşalmasını izledi. Parçalara ayırdı, çöp gibi attı beni.
Çok seviyormuş…
İnandılar ona.
Ben kadın.
Adım, kadın.
Öldürüldüm…
Kocamdı bu kez failim.
Gitmek istedim, -gidebilirim zannettim.” Gidemedim. ”
Beyaz gelinliğimle girdiğim evden, kefenimle çıktım…
Kanlı kefenimle.
Belime bağlanan kırmızı kuşağım, kandandı bu sefer. Kucakta girdiğim kapıdan, yine kucakta çıktım.
Direndim.
Anneydim, evlatlarımın canıyla tehdit edildim. Kapıyı açmadım. “Öldürecek” dedim, “kurtarın, ben anneyim.” Sesim duyulmadı. Görmezden gelindim. Ben artık ölü bir gelindim.
Uzaklaştırma kararını duyurdular yüzüne.
Durmayacak, öldürecek dedim. İnanmadılar…
Bazen kapıyı kırdı, bazen balkondan girdi. Bazen tuzak kurdu apartman merdivenlerinde.
Yolumu gözledi, hiç gözlemediği kadar. İşe gitmemi, ya da işten dönmemi bekledi. Acımadı, öldürdü çocuklarımın gözleri önünde.
Acımadı, daha önce de acımamıştı, daha önce de duymamıştı yalvarışlarımı. Sadece bana değil, çocuklarıma da acımadı…
Anneme, babama kardeşime de acımadı. Beni ölü, onları bensiz bıraktı.
Biliyordum bunun bir gün olacağını.
Söylemişti defalarca. Buradan ancak ölün çıkar demişti…
Elinde bıçakla geldi.
Elinde silahla.
En sevdiğim başörtümle boğdu beni. Durmadı!
Kimse durdurmadı!
Herkes biliyordu.!
Ben bilmiyordum.
Ağır tahrik sayıldı sözlerim.
Ama o sözleri hiç söylememiştim.
Ben sadece gitmek istemiştim.
Öldüm.
Adım bir sayı oldu. Sadece istatistik…
Başka bir kadın öldürüldüğünde hatırlandım sadece. Bilmem kaçıncı kadın…
Adım yok benim
Benim adım kadın.
Töre geri durmadı, tarikatlar beni kolayca öldürebilirdi.
Hakları vardı üzerimde. Bazen büyümemi bile beklemediler. Çocuktum ve çocuklar ölür müydü?
O kadar çoktuk ki. Çoğumuzdan haberiniz bile olmadı. Kimlikte adımız, kaydımız bile yoktu. Okumak istedik öldük.
Evlenmek istemedik, öldük.
Çocuk olmamız hiçbir şeyi değiştirmedi.
Sanki başı küçükken ezilmesi gereken yılandık…
Öyle korkuyorlardı bizden.
Okursak güçlenmemizden.
Kendi paramızı kazanmamızdan.
Hayır, onlar için hiçbir zaman cevap olmadı. Yok edilmemiz daha kolaydı.
Kadınsak hafifletici sebepleri vardı.
Hatta namusumu temizledim derse, alkışlanırdı.
Ben kadınım
Öldüğüm yerden konuşuyorum…
