Ana SayfaGündem102 yıl önce bugün…

102 yıl önce bugün…

Hakan Aydın dostumuz paylaşmış; günün önemine çok güzel bir vurgu yapmış ben de yazımın başlangıcına onun satırları ile başlamanın iyi olacağını onun yaptığı vurguyu ön plana çıkarmayı düşündüm.

Sevgili Hakan şöyle diyor: “1924 yılında; bugün, Hilafetin kaldırılmasına ve Tevhidi Tedrisata (Eğitim ve öğretimin birleştirilmesi) karar verildi. Yeni Cumhuriyet, laik bir ülke ve eğitim kararını açıklarken -eksikleri de olsa- dönemin koşullarında bir devrimi ifade eden kararları hayata geçirdi.” Demiş ve eklemiş “bugün; yok hükmünde bir laiklik, dinselleştirilmiş bir eğitim ve inkılapsız kılınmış bir tarih öğretisi var. Tüm eğitimden 1923-1940 arası silinmiş ve yerine Abdülhamid ile Vahdettin monte edilmiş durumda. Tarikat ve cemaatler devletle birlikte çalışıyor, hilafet medya aracılığıyla konuşuluyor halde. 3 Mart 1924’ün nostaljik duygularla anılması, durumun kabulüdür.”

Sevgili Hakan Aydın’ın bu açıklamalarına “kayıtsız kalmamalıyız” diye düşünerek 3 Mart 1924 Devrim yasalarının kabul günüdür diyerek kaç gündür yazmaya çalıştığım yazımı bana kolaylaştıran Hakan Kardeşime de teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Mustafa Kemal Devrimlerinin durağan devrimler olmadığını 100 değil 1000 yıl geçse de kendilerini yenileyerek devam ettiklerini dünyadaki ve özellikle bu coğrafyadaki olaylar zinciri bize anlatmaya devam edecektir.

ÖYLE BİR DEVRİM Kİ…

Öyle bir devrim var ki yaşadığımız coğrafyada binlerce yıllık tabuları, inanışları ve cehaleti yıkıp geçmiştir.

Kız çocuklarını okutmak, okula göndermek akademisyen olarak milletine ve yurda kazandırmak. Yüzlerce ilim ve bilim kadınını sayabiliriz…

Kız çocuklarının okutulmaması bu coğrafya da din adına yapılan en büyük kıyamdır. Halkın cahil kalması bazı kesimlerin işine geliyordu. Oysa, Bir marabanın Anadolu da bir esnafın, bir öğretmenin, bir memurun kız çocuğunun okula gitmesi bu ülke insanının hayatla olan bağlarının güçlenmesi demekti. Kadın öğrenirse öğretecektir. Geleceğe taşıyacaktır. Resmi bayramlarda en önde yürüyen kız çocukları hayatları boyunca hep öncü olacaklar. Bayram kortejlerinde taşıdıkları döviz ve pankartlar da hep, “Yaşasın Cumhuriyet”, “Atam İzindeyiz” yazacak ve o kız çocukları en önde yürüyeceklerinden ilk karşı devrim resmi bayramlara karşı yapıldı ve sonuç olarak resmi bayramlar kaldırıldı.

Bugün, Emperyalist devletler ellerini kollarını sallayarak geliyorlar az ötemizde binlerce yıllık ortak tarihimiz olan bir devlete bombalar yağdırıyorlar.

İran’ın iç meselelerini konuşmamıza gerek yok! Çünkü halkın iradesiyle, idaresi çok ayrı meselelerdir.

Evet, Mustafa Kemal’in devrimleri oldu bitti devrimler değildir. Durağan Devrimler değildir. Bin yıl geçse de günün koşullarıyla yine karşınızda olacak devrimlerdir. Haklılıkları, şimdilik yanı başımızdaki olaylardan öğreniyoruz.

Bu ülke bir kurtuluş savaşı daha vermesin. Öğreneceklerimizi, bu millet çoktan öğrenmiş bir durumdadır.

İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

İlgili Yazılar