Günlük

Hadi, size günlük gibi bir yazı yazayım istedim bu sefer. Öyle tumturaklı yazılar can sıkıyor, kalp kırıyor. Ne diyeceğim, biliyor musunuz? İnsanlar, yalanlara kendilerini inandırmaya o kadar zorluyorlar ki doğruyu görünce kaçar olmaya başladılar. Hayal dünyaları genişledi. E, olacağı buydu! Bu kadar algı operasyonu geçirdikten sonra geldiğimiz noktaya bakar mısınız?  Dizilerdeki kötü adama kızıp, yolda görünce taşlayanlara döndük… Hayalle gerçek birbirine girdi…Bugün sokakları gezdim, insanları izledim, esnafı dinledim.

Durumun vahametini anlatamam! Üç cümlede bir giriş yapayım yeter! Sokaklarda insanlar rahat dolaşamıyor, düşük profiller, endişeli bakışlar ve sanki herkes de “gün bitse de gitsek” telaşı. Esnaf kan ağlıyor, 4 gündür siftah yapmayan esnaf gördüm. İş yerini kapatacak olan insanımız var. Kendi alacaklarını tahsil edebilse, borçlarını ödeyecek esnaf… Zincirleme kaza gibi.

Bakan gelmiş!

Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ Silivri’mizi ziyaret etmiş. Ne diyelim hoş gelmiş. Ne demiş diye bir bakayım dedim. Amanın, Facebook yıkılıyor. Her şeyi demiş Sayın Bakan! Fazladan da demiş yani!

Demiş ki sayın bakanımız; “biz kimseye terörist demedik” demiş…  Kendi adına söylediyse “başım gözüm üstüne” aman etme eyleme sayın bakanım! Sayın başbakanımızın günlük terörist ilanı, gezdiği şehir sayısını onla çarpın her şehirde en az 10 kez haykırıyor meydanlardan, ekranlardan. Duymamış olamazsınız.

Ya Devlet büyüğümüz, Cumhurbaşkanımızın söylemesi bir şey değil, bir de dövecek gibi söylemiyor mu? Geçen akşam uykumda birkaç kere sıçramışım “ben terörist değilim vurmayın yapmayın” diye. Siz de yani kalkmış, “demedik” diyorsunuz.

Aslında, ben bir şey dedim de kimse sallamadı bizi! Evet ve hayır her ikisi de Amerika’nın dayatmasıdır. Sonuç değişmeyecek. Evet dersek süreç biraz daha hızlanacak! Şöyle Örnekleyelim. Marlboro ve Parlament, aynı fabrika ve aynı şirketin malıdır. Gelin görün ki nasıl bir rekabet ettirilmektedirler, aralarında savaş var sanırsınız! Oysa ikisi de aynı fabrikanın, aynı adamın, aynı ülkenin ürünüdür. Bizim tercihlerimizin sonuçları da buna benzeyecektir. Bu filmin, 20 sürümünü izledik bizler. ( Moritanya, Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Mısır, Sudan, Irak, Suriye, Yemen, Lübnan, Bahreyn, Kuveyt, Kazakistan, Gürcistan, Afganistan, Ukrayna, Özbekistan, Sırbistan, Çekoslovakya) Bu ülkelerde durum aynen böyle idi! Önce tek adamlık ve anayasa değişikliği sonra demokrasi adına ülkeler istila edildi. Kim bana garanti edebilir ki? Amerika’nın bize müdahale etmeyeceğini? Şayet 200l de Irak’a müdahale için 200 bin Amerikan askerini Güneydoğuya yerleştirseydik, bölünmeyi görecektik o zaman! Neden, bu kadar Araplaşma isteği sanki? Örneklerimiz uzar gider böyle… Göreceğiz, her iki sonucun da nasıl, aynı yere çıktığını?

Yine sokaklarda dolaşırken bugün; internete düşen görüntüleri gittim ve yerinde inceledim. Yırtılan pankartlara baktım. Evet, hoş değil! Hoş olmadığını nereden biliyoruz? CHP’li gençlerin AK Parti bayraklarını kestiğinden, ne demiştik? O gün de CHP’yi kınamıştık. Olmaz kardeşim, yırtmak bir şey değil, davranışın sizin bakışınızı ortaya koyar.  O gün neyse bizim için bugün de o! Yalnız bir şey dikkatimi çekti! Minibüste giderken gördüm. Evet, afişlerini; belediyenin bilboardlarına takmışlar. Sayın Başkan izin mi verdi? Dedim bir an! İlan ve reklam ücretlerini alarak, yoksa bu yırtmalara karşı bir hoşgörümü. Silivri Belediye başlığının altında “Evet” afişi… E, ne demişler dervişin fikri ne ise zikri de o olur… Olur mu? Olur!

Ak Partinin gezici gruplarına da bakalım! Şimdilik evet, için geziyorlar ama bir yandan da tanıyın bizi sohbetleri… “Çok değil, 6 ay sonra karşınıza gelebilirim.” mesajı veriyorlar.  Ak Partili arkadaşlara bir çift sözüm var. Siz, parti içindeki rakibinizden değil; hemen yanı başınızdakinden korkun. 2 oldu seçimi götürüp teslim ediyorsunuz! Hoş hepiniz de biliyorsunuz ya!

Önceki İçerikMarkaj
Sonraki İçerikÇin, Komünist Değil Artık!
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..

İlgili Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..