Ana SayfaEsra SelimoğluİYİ, KÖTÜ ve ÇİRKİN

İYİ, KÖTÜ ve ÇİRKİN

Sinema nedir ?

Sinema, hayatı farklı bakış açılarıyla kurgulayan, anlatan, ışık ve sesle harmanlanıp perdede nihayet bulan  bir yansımadır.

Sinema hayattır. 1845 yılından bu güne, hayatın sanata bürünmüş halidir. 170 yıllık bir serüven.

Millet olarak sinemayı geçmişten bu yana çok severiz. Vizontele çıkmadan önce, mahalle aralarında ki yazlık sinemaların seyrini, ancak bu keyfi yaşayanlardan dinleyebilen birisiyim. Tahta sandalyelerde film izleme keyfi.

Alaska frigo veya gazoz, olmazsa olmazıymış kabak çekirdeği.

Film biter… Kurgu hikaye biter…. Oyuncular gider….

İster yazlık sinema da, ister lüks salonlarda izlensin, film bitip salondan çıktığımızda, hikayenin etkisinden kolay kurtulamayız.  Bu bir süre böyle gider ve sonra senaryosuna hakim olamadığımız hayatın başrolü bize kalır.

Sinema hayattır dedik ya ! Hayat da bir sinemadır aslında. Yaşanmış hikayeleri bir sinema filminde görebilme ihtimalimiz, bir sinema filminde ki hikayeyi, 50 yıl sonra yaşayacak olma ihtimalimizle hemen hemen aynıdır.

“Şimdi bu konuda nereden çıktı” dediğinizi duyar gibiyim. 1960 yıllara bir geri dönelim isterseniz.

“il buono, il brutto, il cattivo”

     “İyi, Kötü ve Çirkin”

1966 yapımı, İtalyan Sergio Leone’nin yönettiği, Bir Avuç Dolar ve Birkaç Dolar İçin filmleriyle başlayan üçlemenin sonuncusu bir film.

Hikayesi enteresan ! Bilmeyenler fikir sahibi olsun, bilenlerin de hafızaları tazelensin diye tekrar bir bakalım şu hikayeye.

Tuco (Çirkin), üzerine ödül konulmuş bir çok yerde aranan azılı bir kanun kaçağıdır. İyi dostu, keskin nişancı Sarışın (İyi) adlı kovboyla beraber işbirliği yaparak  kasabaları dolaşmaktadırlar.

Hikaye de; Tuco’yu yani çirkini, önce kanun adamlarına teslim eden Sarışın, ödülü alıp Tuco’yu asılmaktan son anda kurtarmaktadır. Bir kasabada işlerin ters gitmesi üzerine hem ortaklıkları hem de arkadaşlıkları bozulur.

Sarışın, motiflerin çatışmasından ve ortaklığın bozulmasından sonra, Tuco ile yollarını ayırır ve Tuco’yu elleri bağlı yürüterek cezalandırır. Bu ceza üzerine Tuco, intikam için Sarışın’ın peşine düşer. Uzun takip sonucu Sarışın’ı yakaladıktan sonra, ceza olarak çölde, susuz bir şekilde yürütür.

Bu arada Melekgöz (Kötü) ise büyük miktarda altını ele geçirmiş eski bir askerin izini, bıkmadan usanmadan sürmektedir.

Tuco’nun çölde susuz bıraktığı Sarışın, tam ölmek üzereyken, kötünün takip ettiği ve büyük bir altını saklayan eski askerle karşılaşmaları tüm hikayeyi değiştirir.

Eski asker Amerikan iç savaşının hareketli olduğu bir cephede altınları bir mezarlığa saklamıştır. Ancak Tuco altınların saklandığı mezarlığın yerini, Sarışın ise altın dolu mezarın adını öğrenebilmiştir. Hikaye bu ya, birbirlerine olmadık eziyeti yapan iki kafadar işbirliğine tekrar dönüp, altınları aramaya koyulurlar.

Cephede Güneyli asker üniformaları ile ilerleyen Tuco ve Sarışın, Kuzeylilere esir düşer. Melekgöz ise yanında ki bir çok adamıyla birlikte esir kampının çavuşudur. Eski askerin altınlarının yerini öğrenmeye çalışan Melekgöz, Tuco’ya olmadık işkence yapar, altınların yerini öğrenir ve trenle başka bir kente yollar.

Tuco’dan kurtulan Sarışın ile Melekgöz, mezarlığın olduğu bölgeye hareket eder. Bu sırada Tuco, trenden atlayarak askerlerden kurtulur. Sarışın ve Melekgöz’ü bulur. Tuco ile Sarışın tekrar işbirliği yapar. Melekgöz ise kaçar. Tuco ile Sarışın mezarlığa doğru yol almaktadır, ancak mezarlık savaşın tüm hızıyla devam ettiği bir cephenin ortasındadır. Sonradan bir araya gelen ikili cephenin ortasında ve stratejik durumda bulunan bir köprüyü de havaya uçururlar. Köprü de havaya uçmuşken ve altınlara da ulaşmaya ramak kalmışken; Tuco, Sarışın’ı kandırır ve kaçar fakat Sarışın’dan maalesef kurtulamaz. Bu arada Melekgöz de mezarlığa yol almaktadır. Tuco, Sarışın ve Melekgöz, mezarlıkta karşılaşır fakat mezarın ismini sadece Sarışın bilmektedir.

Güç dengesinin sürekli el değiştirdiği bu nefes kesen mücadelede, mezarlığın ortasında yapılan üçlü bir düello kazanan kişiyi belirleyecektir.

Sarışın mezarın ismini taşa yazar ve düello başlar. Düello esnasında Sarışın, Melekgöz’ü vurarak öldürür, Tuco’nun ellerini bağlar uzaklaşır. Keskin nişancı olan Sarışın, Tuco’yu düşürür ve altınları alıp gider.

Bir Avuç Dolar ve Bir Kaç Dolar için filmleriyle başlayan üçlemenin sonuncusu olan film, böylece nihayet bulur.

Gelelim yazının ana fikrine !

Sinema sanatında, sinema dili; Görüntülerin belli sürelerle ve belli bir düzende art arda gelmesiyle oluşur. İzleyici genellikle farkına varmasa da, bir filmde ortalama her 10-12 saniyede bir görüntü kesilip yeni bir görüntüye geçilir ve bir filmde ortalama 550-600 kesme bulunur.

Sinema kurgusu aynı zamanda, farklı mekandaki olayları, aynı anda yansıtma olanağı sağladığı gibi, bir mekânda birbirinden bağımsız gelişen olayların da, birlikte perdeye yansıtılmasına olanak verir. Yazımızın başında da belirttiğim üzere  aynı hayat gibi !

Yüzlerce fotoğrafın ard arda geçmesi ve genellikle farkına varmasak da, bir filmde ortalama her 10-12 saniyede bir görüntü kesilip yeni bir görüntüye geçiliyordu ya.

Yaşarken, öyle senaryolar yazılıp, insanların gözüne sokula sokula öyle hesaplar yapılıyor ki! Bırakın 10-12 saniyelik görüntü kesintilerini, artık bir fotoğraftan dahi senaryoyu anlar duruma geldik.

Bir Avuç Dolar, Birkaç Dolar için ve İyi, Kötü ve Çirkin üçlemesinin dahi solda sıfır kalacağı filmler çevriliyor hayatımızda.

Ve İster istemez film kopuyor tabi ki, bağırmak istiyoruz,

MAKİNİST…. SEEEEEESSSSSSSS !!!!!!

Sevgiyle kalın.

Önceki İçerikGâvurca Özentisi
Sonraki İçerikKanıtı Olmayan Gerçekler!
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..

İlgili Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..