Ana SayfaLütfü ErtürkEvet mi, Hayır mı?

Evet mi, Hayır mı?

Söyle bana nedir senin cevabın /Beklemek istemem /Ne olacak bilinmez ki yarın…Yukarıdaki dizeler, 1971 yılında halkın ağzında pelesenk olmuş; ünlü sanatçımız Kamuran Akkor’un söylediği güzel bir şarkının sözleriydi.

Evet mi? Hayır mı?

Bu Şarkının sözleri o günlerde halkın, özellikle de sol cenahın ağzında niçin pelesenk olduğudur?

12Mart 1971 muhtırasını çeken generallere karşı, hükümetin sessiz sedasız istifa etmesi birçok soruyu da akıllara getirmişti.

Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç’ın darbe yapılacağını Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir muhtıra vererek hükümeti istifaya zorladığı bilinir…

O günün şartlarında medyamız, Başbakan Demirel’e şu soruyu sormakta gecikmedi!

“Darbeden haberiniz var mıydı?” sorusuna, Sayın Başbakan lafı eveliyor, geveliyor “vardı ya da yoktu” diyemiyordu…

Gazetecilerin bu sorusuna karşılık, sorudan daha müthiş bir cevap verecekti…

Efendim, haberiniz var mıydı? Yok muydu? Yani evet mi, hayır mı? Derken, Sayın Demirel’de cevabı yapıştırmıştı!

Sayın Demirel, üstüne üstüne gelindiği böyle bir soruya; “soruyu cevaplayacak kişi, soruyu soranın seçenekleri ile sınırlı değildir” şeklinde cevap vermiş ve gündemi kapatmıştı…

“Soruyu cevaplayacak kişi, soruyu soranın seçenekleri ile sınırlı değildir.”

Nasıl, güzel bir soru değil mi?

46 yıl önce bu sözü bu ülkenin başbakanı söylüyordu?

Bu şarkının sözleri Sayın Demirel’e sorulan soruyu anımsatıyordu milletimize. Oysa Demirel’in cevabını; bir ulusu, ne kadar çok ilgilendirdiğini hiç kimse anlayamamıştı.

Umarım, şimdi çok geç olmadan anlayabiliriz.

1990’lara çok kısa bir göz atalım ve hemen “Soros” devrimlerine geçelim.

Ne olmuştu 1990’lar da? Sovyetler birliği dağılmış, onlarca ülke bağımsızlığını ilan ediyordu!

Amerika bir fikir atmıştı ortaya “Globalleşme” diye! İş birliği için Avrupa ülkelerini davet ediyor. Bir çatı altında toplanmayı teklif ediyordu.

Ne oldu dersiniz? Almanya, İngiltere,  Fransa hatta İtalya ayağa kalktı. Daha da ötesi Amerika’nın çatısı altında olmaktansa Kendi birliğimize daha sıkı sarılalım diyerek. Avrupa Birliğine iyiden iyiye sarıldılar.

Bu restleşme sonucu ne oldu dersiniz?

Amerika, Soros devrimlerinin ilkini Avrupa’dan başlattı. Sırbistan (Siyah Beyaz ) devrimi ile orta Avrupa yanmaya başlamıştı.

2003 yılında Gürcistan da ortaya atılan “gül devrimi”  olarak nitelendirilen devrim başlamasıyla bitmesi bir oldu..

Soros devrimleri başını almış gidiyordu. Üçüncü devrim, Ukrayna’da patlayacaktı. 21 Kasım 2004 te Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkan Turuncu Devrimle devam edecektir.

Irak ta renk, Mor devrime dönüşecekti. Mavi Devrim, Kuveyt’e nasıl geldi hatırlamıyorum bile!

2011’de başlayan Yasemin Devrimi,  Mısır’da hala rayına oturtulmadı! Mısır’da darbe üstüne darbe oluyor. Anayasa henüz görüşülemedi bile.

Fas: 2011, başkanlık sistemi ve Anayasa değişikliği. Devlet Başkanı düşürüldü..

Tunus:  2014, iki meclisli Arap baharı ile anayasa değişikliği. Devlet Başkanı ülkeyi terk etti…

Cezayir: En çok acı çekenlerden biri,  2011’den beri anayasa arayışları içindeydi. Parlamentosunda 517 milletvekili var. 499 evet 16 çekimser ve 2 retle anayasa kabul edildi 2014 Mart…

Libya’da ne mi oldu? İktidar ordunun elinde, 7 Aralıkta anayasa komisyonu toplandı. Yani 6 yıl geçtikten sonra.

Rengârenk ve çiçekli, böcekli devrimler etrafımızı sarıyordu! Hepsinin ortak özellikleri vardı. Yönetim değişikliği ve anayasa referandumu!

Şayet demokratik bir yönetimin varsa acilen bir başkanlık sistemi getiriliyor. Yok, başkanlık sistemin varsa, başkan aniden devriliyor ve demokrasiyi getirmek için geliyorlardı. Ama her şeyden önce Anayasanız değiştirilecekti…

Şimdi bize soruyorlar, evet mi, hayır mı?

Hani Recep İvedik’in film repliği geldi aklıma! Ne diyeyim? evet mi diyeyim?  Hayır mı diyeyim?

Valla kardeşim ben karışmıyorum, siz ne derseniz deyin?

Sonuç değişmeyecek nasıl olsa!

Bizler, evet de desek; hayır da desek, birileri için sonuç değişmeyecek! Yani, o planladığı oyunu oynayacaktır.

Kim o? Amerika!

Sonuç kaçınılmaz ise zevk almaya bakacaksın derler ya!

 Kısacası kurt kuzuyu yemeyi kafasına koymuşsa şayet! Suların aşağıdan bulanması ya da yukarıdan bulanması sonucu  değiştirmeyecektir.

En çok zoruma ne gitti biliyor musunuz? Bir dönem her Müslümanın evinde, televizyonlarınn üstüne oturtularak,  bir direnişin kahramanı olarak gösterilen Mavi Marmara gemisinin plastikten bir örneğini ellerinde sallayarak, gemiyi ve içindekileri kahraman ilan edenler, ağıt yakanlar, şiir okuyanlar, aynı Mavi Marmara gemisi için “Günün başbakanına sordunuz da mı gittiniz, demediler mi?

Daha da bir adım öteye giderek bir hatırlatma yapalım. “Ben, Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım o kadar. Ama onu kabul etmek durumunda değilim, bunu da çok açık net söyleyeyim ve verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum.” diyeli ne kadar oldu dersiniz? 20 Şubat 2016

Yukarıdaki devletlerin anayasa kargaşalarını okudunuz değil mi?

Tereddüttüm, şudur ki anayasaya evet dediğimiz de yarın, öbür gün dönüp, “evet” demeseydin kardeşim bana mı sordunuz” denilme ihtimali, sizce yüzde kaç olacaktır?

Netice de “evet” deseniz de olur, “hayır” deseniz de! Bütün yollar, emperyalizme çıkıyor. Sizin nereye ve kime  oy verdiğinizin hiç önemi yok!

Cumhurbaşkanımız da dahil olmak üzere, hepimiz  aynı gemideyiz…

İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..

İlgili Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..