Ana SayfaLütfü ErtürkÇevir kazı yanmasın

Çevir kazı yanmasın

“Aman kız uyanmasın” diye bir atasözümüz vardır!Aslında çok uzun yazmak isterdim ama bu ön yazı olsun. Derinliğini sonra yazarız!

Ak Parti hükümetlerinin, belki de en çok eleştirilecek kararlarından biridir! Köylerin mahalle statüsüne alınması!…

Köyler, mahalle statüsüne alınınca, köy tüzel kişiliğine ait taşınmazlar tehlikeye girdi.

5442 sayılı İl İdare Kanunu`na göre yapılan idari teşkilatta köyler, bucak ve kasabalara bağlıdır. Mahalleye dönüştürüldüğünde bu bağlar otomatikman kopuverdi!

Köyün tüzel kişiliğine ait taşınmazların üzerinden, tüzel kişiliğin hakları da otomatikman kalkmış oldu!

442 sayılı kanun geçerliliğini yitirdi ve çok ince bir nüans ile 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında mera, yaylak ve kışlakların bakım, ıslah, koruma, kontrol ve uygun kullanımını sağlamak amacıyla kaymakamlık gözetiminde belediyelere devroldu!

Ne diyor kanun?  “Bakım, ıslah, koruma, kontrol ve uygun kullanımını sağlamak”  diyor.

Üzerine geçir, devret, farklı iş kollarında kullan demiyor!

Peki var mı, böyle suiistimaller?

TÜRAM böyle bir Arazinin ( mera) üzerine kuruldu. İyi mi oldu, kötü mü oldu? orasını tartışmayacağım. Arazi bir müddet sonra Belediyenin tapulu malı oldu! O günkü Belediye Başkanı kanuni boşluklardan yararlanarak, kanuni hakkını kullanmış oldu. Köy tüzel kişiliğinden alınan merayı, Belediyenin üzerine geçiriverdi! Dikkat edin meralar, özel kanunlarla tespit edilmiş tüzel kişiliğe ait taşınmazlardır. Dokunulmazlıkları vardır! Bu kanunu koyduran Mustafa Kemal’dir. Hazine arazileriyle karıştırılmasın…

Dokundular!

Şimdi belediye ile Köy tüzel kişiliği arasında kanunlar çarpışıyor!

Ülkemin her yerinde bu böyle!

İşini ayarlayan, iktidara yakın birileri de bu kanun açıklığından yararlanıp, merayı üzerine geçirebilir, iş işten geçmeden kurtarılırsa ne ala…

Ülkemin birçok yerinde mera kurtarma savaşları verilmektedir…

Şimdi sıkı durun, şapkadan Tavşan çıkıyor!

Köylünün, arazilerini tarım sit alanı ilan edenler; tarlalarını ova statüsüne sokanlar, köylünün; ovalarını meralarını da tarım alanına sokup kazanımlar elde etme yolunu seçmişlerdir!

Dahiyane bir fikir!…

Çok değil, bir müddet sonra bu arazilerin üzerinde tarım sanayi veya belediye konut siteleri yükseldiğinde hatalarını ancak o zaman anlayacaklardır

Yeri geldiği zaman, “Köylü milletin efendisidir” denilen köylümüzde efendi efendi oturup bu talanı izlemişler, hatta alkışlamışlardır!

Gözden uzak ve çok az kişinin dikkatini çeken bu ballı değişikliklerin geçmişine şöyle bir dokunduk! Belki gelecek için bir ışık oluruz diye…

Anımsayın canım, “İskeçe’de Cuma namazı kıldık” diye gerim gerim gezinenlerinizi! Onların, gezi seyahatlerini nasıl hep birlikte ödediğinizi bir bilin istedim!… Devamı gelecek

Önceki İçerikKazanımı Olmayan Parti
Sonraki İçerikBakış Açısı
İLGİLİ YAZILAR
- Advertisment -

Son Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..

İlgili Yazılar

Ağustos Ayını Seviyorum!

Tohumlar Fidana

Bağımlılık ve Narsizm

Direniş

Şehrül Emin

Felsefe Yapma

Şirket Siyaseti

Bu Yılda Unutmadılar!..